Kitab-ı Dede Korkut’un en bilineni, ilkokuldan itibaren talim ettirilenidir Deli Dumrul’un öyküsü. Kuru bir çayın üzerine köprü yaptırır. Geçeninden otuz üç akçe, geçmeyeninden döve döve kırk akçe alır. “Bunu niçin böyle ederdi?” diye sorar Dede Korkut, bu garip davranışı izah etmek için ve cevabı yine kendisi verir: “Onun için ki; benden deli, benden güçlü er … Okumaya devam et ZEHİRLE PİŞMİŞ AŞI, YEMEYE KİMLER GELİR?
YouTube Dersleri
OKUN YAYDAN ÇIKMA TARİHİ
Mevlana Halid-i Bağdadî Hazretleri, talebe ve müridlerine,“Sakın zenginlerle, hükümdarlarla, idarecilerle senli benli olmayın.” diye nasihat eder. Gerekçesi, güç ve iktidara yakın durmanın ahlak üzerindeki tahrip edici etkisidir. “Onlar” diye devam eder Mevlana Hâlid, “yemek yedirmeyi, iltifatta bulunmayı, hatta tebessümlerini bile rüşvet vasıtası olarak kullanmak isteyebilir. Eğer onların tesiri altına girerseniz ömür boyu diyet ödeme mecburiyetinde … Okumaya devam et OKUN YAYDAN ÇIKMA TARİHİ
BİR OYUN VE OYALANMA
Acı, benliklerimizi yakıp kül ederken seyrediyoruz bu kukla tiyatrosunu. Dövülerek öldürülen kadınlar, tecavüze uğrayan çocuklar, köle pazarlıklarına kurban giden mülteciler eşliğinde… Daha düne kadar devlete “tağut” diyenlerin çılgınca alkışları arasında… Bombalar patlarken güvenlikten, gazeteciler yargılanırken ifade özgürlüğünden, memleketin gencecik evlatları üst üste şehid olurken terörün belinin kırıldığından, ekonomi baş aşağı giderken refahtan, her şey haraç … Okumaya devam et BİR OYUN VE OYALANMA
‘SENDE ALİ’NİN YÜREĞİ YOKSA ZÜLFİKÂR NEYE YARAR?!’
Hz. Mevlânâ, Mesnevî’sinde kendisinden önce Ezop, Pançatantra ve Kelile ve Dimne’de farklı varyasyonları ile anlatılan insanlık tarihinin müşterek öykülerinden/ tecrübelerinden birini aktarır. Öykü özet olarak şöyledir: “Bir çiftçinin gecelere kadar otsuz kayalıklarda dolaşıp duran beli yaralı, karnı boş, arık bir eşeği vardır. Yakındaki bir ormanda da, işi gücü avlanmak olan bir aslan ve aslanın artıklarıyla … Okumaya devam et ‘SENDE ALİ’NİN YÜREĞİ YOKSA ZÜLFİKÂR NEYE YARAR?!’
SATILIK RUHLAR PAZARI
Emine Eroğlu'nun Yarına Bakış'taki ilk yazısı: Geçen aylarda kendisine hiçbir şey danışılmayan muktedir danışmanlarından birisiyle, ülkenin içinden geçtiği süreci kritik ediyorduk. İslamcı Makyavelizm’i anlamama yardımcı olacak çok önemli bir tespitte bulundu. Aynı zamanda itiraf niteliği taşıyan bu tespiti aktarabilmek için önce İslam tarihinden bir hatırlatma yapmak istiyorum: Devir Asr-ı Saadet, dönem Mekke. Kureyş’in ileri gelenleri … Okumaya devam et SATILIK RUHLAR PAZARI
“SAKIN ALLAH’I ZALİMLERİN YAPTIKLARINDAN HABERSİZ SANMA”
Emine Eroğlu'nun, Zaman gazetesinde kayyımın yayınlatmadığı bugünkü yazısı: Bir Müslüman, Yahudi komşusundan borç alır. Fakat ödeme vakti geldiğinde borcunu inkâr eder, komşusunu yalancılıkla suçlar. Tartışma büyür. Birlikte Kadı’ya giderler. Borcu veren Yahudi, komşusuna güvendiği için senet almamış, şahit de tutmamıştır. Bu şartlar altında Kadı hükmedemez. Geriye sadece mübahele kalır. Müslüman hiddetle, “Eğer bu hüccetim doğru … Okumaya devam et “SAKIN ALLAH’I ZALİMLERİN YAPTIKLARINDAN HABERSİZ SANMA”
Röportaj: 17 ARALIK HERKES İÇİN BİR İHLAS SINAVIYDI
*Kayyımın dağıttırmadığı Aksiyon dergisindeki röportaj: EMİNE EROĞLU, 17 ARALIK'LA BAŞLAYAN SÜRECİ YORUMLARKEN “KİM YALAN SÖYLÜYOR, KİM İFTİRA ATIYOR, KİM ÇALIYOR, KİM NEFRET DİLİ ÜRETİYORSA PROBLEMİ ONDA ARAMALI. 17 ARALIK HERKES İÇİN BİR İHLAS SINAVIYDI. TERCİHİNİ MENFAATLERİNDEN YANA YAPANLAR BU SINAVI KAYBETTİLER.” DİYOR.MURAT TOKAY Zaman'ın yazar kadrosuna geçen kasımda katılan Emine Eroğlu; bilgisi, donanımı, dili … Okumaya devam et Röportaj: 17 ARALIK HERKES İÇİN BİR İHLAS SINAVIYDI
SUSANLAR İÇİN AĞIT
Vâizlerden birine, “eşyâ” (şeyler) sözcüğünü niçin Arapça gramer kuralına uygun biçimde tenvinli okumadığı sorulmuş. Adamcağız, sorudan hiçbir şey anlamadığı için bir süre cevap vermeden beklemiş. Düşünüp taşındıktan sonra kendince içinde bulunduğu durumdan kurtulmak adına bir çare bulmuş. Muhatabına dönerek: “Sen bu soruyu sormakla, aslında bir zındık gibi davranmış oluyorsun! Zira Hz. Allah Kuran-ı Kerim’de, (…) eşyâyı … Okumaya devam et SUSANLAR İÇİN AĞIT
BABİL KULESİ YIKILIYOR
Bilge mimar merhum Turgut Cansever’in "Vücuda getirdiğimiz biçimler, inancımızın mimarîdeki tezahürleridir." der ve devam eder, “Kuleler, insanlığın içine düştüğü gurur, zenginlik gibi yanılgıların ürünü”dür. Kur’an-ı Kerim’de “kule,” insanoğlunun fiziki kıstaslarla metafiziği ölçme saplantısının somut bir göstergesidir. Firavun vezirine şöyle seslenir: “Sen, ey Hâmân, benim için tuğla ocağını tutuştur, balçığı pişir ve tuğlalardan bana öyle bir … Okumaya devam et BABİL KULESİ YIKILIYOR
KERPİÇLERİ YÜKSELTİP DİNİ ALÇALTTILAR
Hasan Basrî Hazretleri, Mühellebî hanedânının saraylarına “uzaktan” şöyle bir bakar ve kendisine hikmet verilenlerin, şu dünya kulübesinde yıkılmak üzere hânümanlar inşa etmeye kalkışan fanilere yazıklandığı gibi yazıklanır. Der ki: “Hayret! ‘Kerpiçleri yükseltip ‘din’i alçalttılar. Binekleri üzerine kurulup görkemli bahçeler edindiler ve derebeylerine benzemeye çalıştılar. Öyleyse, “Sen onları, bir süreye kadar daldıkları gaflet içinde kendi hallerine … Okumaya devam et KERPİÇLERİ YÜKSELTİP DİNİ ALÇALTTILAR