Said b. Selm el-Bahilî anlatıyor: Abbasi Halifesi Hâdî bize sabah namazı kıldırmak için mihraba geçmişti. Namazda Amme Suresini okuyordu, “Elem nec’ali’l-arda mihâdâ” (Nebe’, 6) ayetine gelince takıldı ve tekrar etmeye başladı. İçimizden hiçbiri onu düzeltmeye cesaret edemedi. Halife, cemaatten kendisini düzelten biri çıkmadığını görünce, “Yok mu içinizde aklı başında bir adam” (Hûd Suresi, 78) ayetini … Okumaya devam et “YOK MU İÇİNİZDE AKLI BAŞINDA BİR ADAM?”
YouTube Dersleri
DEĞİŞEN İNSANDIR, HAKİKAT DEĞİL!
“Winston: Büyük Birader diye biri gerçekten var mı? O’brien: Bu, var olmakla neyi kastettiğine bağlı. Winston: Demek istediğim, o benim gibi var mı?” O’brien: Sen yoksun.” Bu diyaloğu Orwell'ın ünlü 1984 romanından hatırlayacaksınız. Orwell, eserinde "gerçek" kavramını sorgular. Sistemin ürettiği “sanal gerçeklik”in gerçeğin yerine nasıl geçirildiğini çok incelikli bir dille anlatır. Neyin gerçek, neyin sanal … Okumaya devam et DEĞİŞEN İNSANDIR, HAKİKAT DEĞİL!
VAR OLMA YOLCULUĞUNDA YOKLUĞU SEÇENLER
Zalimin zulmü varsa, mazlumun Allah’ı var/ Bugün halka cevretmek kolay, yarın Hakk’ın divanı var.” Mazlum olmanın en güzel yanı da bu galiba; ind-i İlahî’de alacaklı olmak! Biraz da bu yüzden irfanî edebiyatımızda zulüm literatürü hayli zengin ve “zalimlerden olmamak” mazlumun en büyük tesellisi. “Mazlum ol zalim olma/ Üzül de üzen olma/ Mahşerde hesap zordur / … Okumaya devam et VAR OLMA YOLCULUĞUNDA YOKLUĞU SEÇENLER
NEFS-İ EMMARE ŞEHRİNDEN ÇIKIŞ
İslam tarihine baktığımızda Müslüman toplumları asırlar boyunca aziz kılan sırrın, Allah dostları etrafında kenetlenerek yaptıkları manevi yolculuklar olduğunu görürüz. Bu önermenin tersinden okunuşu da doğrudur. Zillet daima dağınıklık, maneviyat yoksunluğu, nefsin hükmetmesi, merhametin ve adaletin terki ile gelir. Bu yolculuğu yapamayan, sonsuzluk kervanına katılamayan şahıslar/toplumlar, Mısır Azizi'nin görüp Hz. Yusuf'a yorumlattığı rüyayı yaşarlar. Yedi semiz … Okumaya devam et NEFS-İ EMMARE ŞEHRİNDEN ÇIKIŞ
REFİA ANNENİN ÖRFÜ
Üniversiteden yeni mezun olmuştum. Risale-i Nur ve hizmetle henüz tanıştığım yıllardı. Hoca Anne’nin vefatından 1-2 yıl önceye tekabül ediyor olmalı. Adı Sümeyra olan hafız bir arkadaşım, bir vesile ile bulunduğum İzmir’de beni alıp Hoca Anne’nin yanına götürdü. Hiçbir şey anlamadım. Bana herhangi bir ev ziyareti gibi geldi. O huzurun kıymetini takdir edemedim. Hoca Anne de … Okumaya devam et REFİA ANNENİN ÖRFÜ